Canlarım, gönül dostlarım, patisini sevdiklerim… Bir koca insan günü aradan sonra yine sizlerle birlikteyim. İlk “Varsa Bir Durum Asuman’a Sorun” yazımızdan sonra sizlerden gelen onlarca mesaja cevap vermekten anam ağladı anacığım… Öyle güzel dertleriniz, paylaşımlarınız var ki beni resmen benden aldı kıııız! Yerim sizi yeminlen! Şimdi bitanemciğimler; bu hafta size özel seçtiğim sevgili kedicik arkadaşım İstanbul’dan, pastanelere düşkün ve ismini vermeyi elbette ki istemeyen bir sarman! Gönlünü bir tekire kaptırmış… Adeleli kollarını aklına düşürmüş bir sevda treni yolcusu. Rumuzunu da ısrarla belirtmeyen canımcığıma ben Feriştah34 kod adını verdim. Normalde rumuzsuz mesajlara dönüş yapmam ancak bu sevgili arkadaşımızın hali pek mahzun geldi bana.

 

Bakalım Feriştah34 neler demiş:

 

“Sevgili asuman abla; Her sabah bir pastanede oturuyorum ve benden biraz sonra şöyle adeleli ön kolları olan, sıçradı mı insan boyu sıçrayabilen yakışıklı mı yakışıklı bir tekir geliyor… tüyleri nasıl parıl parıl… sanırım çok iyi yalanıyor olmalı, sokakta bu kadar güzel olabildiğine göre… Dikkatini çekmek için ne yapmalıyım? Baktım patisinde yüzük falan yok…bekar yani… Bekardır heralde…bekardır di mi?”

 

Kuzucuğumun bu feryadına elbette ki seyirci kalamazdım canözlerim! Ben de sorununun çözümünü Asumanca kendisine bu satırlardan iletiyorum:

 

“Sevgili Feriştah34… Seni görmememe rağmen, ne kadar estetiğe ve güzelliğe önem veren bir mizacın olduğunu satırlarından farkedebiliyorum. O kadar için sevgi ve huzur dolu ki senin şu halini gören her kedi sana kur yapmaktan kendini alamaz… Bana yazdıklarından iki ihtimal çıkarıyorum bir tanem: Birincisi sevdalandığın Tekir’in tüylerinde bir parlatıcı, biryantin, jöle, efendime söyleyeyim sprey, köpük var mıydı? Eğer varsa ondan şiddetle uzaklaşmanı tavsiye ederim. Bu tip kediler, çocuk yaştan itibaren ya pavyon ya da kuaför önünde yetişmiş, ayran gönüllü kedilerdir. Bu tipler sonradan pastanelere uğrayıp masum kızlarımıza kendilerini gösterirler. Aslında eşleri de vardır ancak yüzüklerini mama ya da kum kaplarına gizlerler. Hoyrattırlar… Tırnakları sivridir.

İkinci ihtimale göre; söz konusu arkadaş mazbut görünümlü bir iyi aile çocuğu olabilir. O da kitaplar ve felsefeden kendini alamaz. Sen ona “miyav” dedikçe o tutup “miyav neydi? miyav sevgiydi” gibisinden bir Selvi Kedim Al Tırmığım tiradı atabilir. Her iki ihtimalde de dikkatli olmak gerekir. 

Anladığım kadarıyla sevecen ve mazbut bir ev kedisisin. Bu ihtimal dahilinde semtini söyle, sana bir yakışıklı ayarlayalım bir an evvel… Sevgiler canımın İstanbul köşesi…”

 

Evet sevgili Petseven ailesi… Bugün de bir kuzucuğun sorununa kesin çözüm getirdim. Sizler bana yazmaya, ama her konuda yazmaya devam edin… Şimdilik sadece aşktan dem vuruyorsunuz köftehorlar! Farkındayım! Oysa Asuman Abla’nız her mevzuunun uzmanı… Bunu unutmayın.

 

Hepinize arivederçi ve çav!

Bir Yorum

  1. nilyesimdursun@icloud.com'
    cumartesikedisi / 2 Eylül 2015 at 18:00 /Cevapla

    Sevgili Asuman Abla, Platon Bu gerçekliğin İdealar dünyasının kusurlu bir kopyası olduğunu söylemektedir ancak bu dünya idealar dünyasının bir izdüşümüyse İdealar dünyası da başka bir idealar dünyasının izdüşümü müdür? bu mantıkla sonsuz sayıda idealar dünyası olup hepsi birbirinin kusurlu kopyalarıysa ideal form diye bir şey yok mudur? Eğer İdealform diye birşey varsa;Her sistemin,galaksinin,gezegenin falan ayrı bir ideal formu mu vardır? Sevgiler…Cumartesikedisi

Yorum Yap